FANDOM


Göktürk Yazıtları ya da Orhun Yazıtları, Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Göktürk Alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış anıtlardır. 8.yy'a aittir.

Türk adının geçtiği ilk metindir. Bir tarafı Göktürkçe diğer tarafı Çince yazılmıştır. Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk adına diktirilmiş yazıtlardır. Bilge Kağan ve Kül Tigin anıtlarını Yollug Tiğin yazmıştır, Yollug Tigin aynı zamanda Bilge Kağan'ın yeğenidir.

Yazıtlarda Göktürklerin siyasal, sosyal, askeri, ekonomik, kültürel yapıları, din ve dünya görüşleri hakkında bilgiler edinilir. Ayrıca bu metinlerde Kağan'ın milletine, milletin kağana ve devletine karşı sorumluluklarından bahsedilir. Kağan ve halk Çin tehlikesine karşı uyarılır. Göktürk Kitabeleri edebiyat tarihinin inceleme alanına girer bunun sebebi ise bunların birer edebi metin olmasıdır. Her ne kadar metinlerde tarihsel bilgilere yer verilsede sonuçta edebi metinlerin genel özelliklerini üzerinde taşıyan belgelerdir. Bu metinlerde dilin şiirsel işlevi, göndergesel işlevinin önündedir. Benzetmelere yer verilmesi, olağanüstülükleri dile getirilmesi bunun en belirgin kanıtıdır.

Yazıtlar, 1889 yılında Moğolistan'da Orhun Vadisi'ndeki anıtlarda saptanmıştır.Bu yazıtlar II.Göktürk devletine aittir. Yazılış tarihi M.S. 8. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. 1893 yılında Danimarkalı dilbilimci Vilhelm Ludwig Peter Thomsen tarafından, Rus Türkolog Vasili Vasilyeviç Radlof 'un yardımıyla çözülmüş ve aynı yılın 15 Aralık günü Danimarka Kraliyet Bilimler Akademisi'nde bilim dünyasına açıklanmıştır.

Yazıtlar Edit

Yazım sırasına göre şöyle sıralanabilir:

  • 2. Kül Tigin Yazıtı: Bu anıt 732 yılında dikilmiştir.Kültigin yazıtında Göktürk tarihine ait olaylar, Bilge Kağan`ın ağzından nakledilerek birlik, bütünlük mesajı verilir.
  • 3. Bilge Kağan Yazıtı: Bilge Kağan'ın ölümünden 1 yıl sonra oğlu tarafından yaptırılmıştır. Kitabede Bilge Kağan ve yeğeni Yollug Tigin'in sözleri yer almaktadır. Bilge Kağan Kitabesi hem devrilmiş, hem de parçalanmıştır. O yüzden tahribat ve silinti Bilge Kağan Kitabesinde çok fazladır. Bu abidenin etrafında yine türbe enkazı, heykeller , bulunmaktadır.

Anıtların olduğu yerde yalnızca dikilitaşlar değil, yüzlerce heykel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kaplumbağa heykelleri, sunak taşları bulunmuştur.

Keşif ve ÇözümlenmesiEdit

Orhun harfleriyle yazılan yazıtlardan 13.yüzyıl Moğol tarihçisi Alaaddin Ata Melik Cüveynî (Ebü'l- Muzaffer Alâúdîn Atâ‘ Melik bin Bahâiddîn Muhammed el-Cüveynî), Tarih-i Cihan Güşa adlı yapıtında söz etmişti.

Çin kaynakları da kitabelerin dikilişini bildirmekteydi. Yine de bu durum 18. ve 19. yüzyıllara kadar bilim dünyasının bilinmeyeni olarak kalmalarına engel olamadı. İlk olarak Rus çarı I. Petro'nun emriyle Sibirya bitki örtüsünü incelemek için görevlendirilen bitki bilimci Messerschmidt ve kendisine rehber olarak verilen İsveçli esir subay Strahlenberg, 1721 yılında Yenisey vadisinde bu yazı ile yazılmış Kırgızlara ait mezar taşlarını içeren Yenisey Yazıtları'ndan bir tanesini keşfetti.

Bir yıl sonra esareti son bulan Strahlenberg İsveç'e dönüşünde bu inceleme ile ilgili izlenimlerini kitap haline getirip Stockholm'de yayınladı. Böylece Orhun yazısı bilim dünyasının dikkatini çekmiş oldu. Orhun yazıtlarından iki yüzyıl öncesine ait Yenisey Yazıtları'nın tamamına yakını bu süreçte ortaya çıkarıldı.

1889 yılında Rus bilgini Yadrintsev, sonradan Bilge Kağan ve Kül Tigin anıtları olduğu anlaşılan Orhun Yazıtları'nı bulmuş, bunun üzerine 1890 yılında Heikel başkanlığında bir Fin heyeti, bir yıl sonra da ünlü Türkolog Radloff'un başkanlığında bir Rus heyeti bölgede incelemelerde bulunmuştur. Rus ve Fin heyetleri, anıtların fotoğraflarını alarak kitap halinde yayımlamışlar; bu yayınlar sayesinde yazıtların okunması süreci hız kazanmıştır. Sonunda Danimarkalı dil bilimci Thomsen 1893 yılında Orhun yazısını çözmeyi başarmıştır.İlk çözdüğü kelime de Tanrı olmuştur. Yazının çözülmesinden sonraki süreçte Thomsen ve Radloff anıtların metni ve çevirisi üzerinde yarışa girmişlerdir.

Yazıtlar, yazıtlarda kullanılan yazı ve dil üzerindeki çalışmalar günümüzde de devam etmektedir. Yazıtların hem dil hem de yazı bakımından özgün metni ile günümüz Türkçesine çevirisini Prof. Dr. Muharrem Ergin (1971) yapmıştır.

Yankıları Edit

Orhun yazıtlarının bulunmasının ardından yazıtlar yorumlanmaya başlamış ve 1896’da Wilhelm Thomsen yazıtları “Muhammed dünyasının soluğunun henüz ulaşmadığı Türk dili ve edebiyatının en eski anıtları” olarak tanımlamıştır Kaynak hatası <ref> etiketi için </ref> kapanışı eksik

Ad blocker interference detected!


Wikia is a free-to-use site that makes money from advertising. We have a modified experience for viewers using ad blockers

Wikia is not accessible if you’ve made further modifications. Remove the custom ad blocker rule(s) and the page will load as expected.

Also on FANDOM

Random Wiki